|
TERAKKİ
Bir milletin gelişip
ilerlemesi, o millet fertlerinin fikrî ve hissî sahada terbiye görmelerine
bağlıdır. Fertlerinde düşünce ve iç aydınlığı gelişmemiş
milletlerin terakki etmesi de beklenemez.
Milletlerin yükselmesinde,
millet fertlerinin, gaye ve hedef birliğine varmış olması şarttır.
Birinin ak dediğine, diğerinin kara dediği bir toplumda, kâh sağa,
kâh sola toslamalar olsa bile, kat'iyyen yükselme ve gelişme
kaydedilemez.
Müşterek bir terbiye görmemiş
nesiller, aldıkları farklı kültüre göre, hep ayrı ayrı kamplara
ayrılmış ve birbirlerini düşman görmüşlerdir. Kendi içinde böyle
didik didik olmuş bir toplumdan terakki beklemek, imkânsız olmasa
bile, imkânsız denecek kadar zordur.
Her terakki, önce bir
tasavvur ve düşünce halinde belirir; sonra kitlelere kabul ettirilir;
daha sonra da elele ve gönül gönüle kenetlenmiş fertlerin
himmetiyle gerçekleştirilir. Düşünce plânında ilme vize
ettirilmemiş veya ifade edilememe talihsizliğine uğramış her
terakki hamlesi neticesiz kalmaya mahkûmdur.
Bir şeyin daha temiz,
daha parlak, daha düzenli ve daha iyisi onun terakki etmiş olanıdır.
Buna göre, mevcutla iktifa etmek himmetsizlik, mevcudu aşarak, daha
muntazam daha seviyeli eserler ortaya koymak ise terakkidir.
Ovayı obayı çoraklaştırmak,
bağı bahçeyi mezbeleliğe çevirmek, bir alçalma ve tedennî; çorakları
ıslah, mezbelelikleri de bağ ve bahçe haline getirmek bir terakkidir.
İleri milletlerin memleketleri Cennet; dağları bağ; ma’bedleri de
âdeta muhteşem birer saraydır. Buna karşılık, geri kalmış
memleketlerin şehirleri harabe; sokakları mezbele, ibadethaneleri de
birer küflü dehlizdir.
Toplumların ilerleyip yükselmesinde
okuyup yazmanın tesiri inkâr edilmeyecek kadar büyük olmakla
beraber, millî kültürle nesiller belli bir istikamette terbiyeye tâbi
tutulmadıktan sonra beklenen neticeyi elde etmeye imkân yoktur.
Her terakki hamlesi, hâl-i
hazırı iyi değerlendirmeye ve geçmiş nesillerin tecrübelerinden
istifade etmeye önem verildiği ölçüde neticeye ulaşır. Aksine,
arkadan gelen nesiller, öncekilerin tecrübelerinden istifade etmeyi düşünmüyor
ve herkes kendine göre bir yol tutup gidiyorsa, onlar, bu çocuksu
davranışlarla sadece milletlerini geriye götürmüş olacaklardır.
|